Blog 2017-06-13T18:31:52+00:00

23 Mart Dünya Meteoroloji Günü kutlamaları kapsamında “İklim Değişikliği ve Akıllı Şehirler” isimli etkinlik düzenlendi.

23 Mart Dünya Meteoroloji Günü kutlamaları kapsamında İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü, İTÜ Meteorolojik Araştırmalar Kulübü ve TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası işbirliği ile “İklim Değişikliği ve Akıllı Şehirler” isimli etkinlik düzenlendi.

“İklim Değişikliği ve Akıllı Şehirler” etkinliğine, açılış konuşmaları bölümüne, METAR Başkanı Alperen Karataş, Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ozan Mert Göktürk, İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Duran Şahin, İTÜ UUBF Dekanı Prof. Dr. Metin Orhan Kaya, MGM Bölge Müdürü Ahmet Kocaman, DSİ Bölge Müdürü Sedat Özpınar ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca iştirak ettiler.

İklim Değişikliği Oturumu ise Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu (İTÜ) başkanlığında gerçekleşti. Oturumda; Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen (İTÜ), Ali Ümran Gümüşçü (MGM) ve Bünyamin Sürmeli (CNN Türk) söz aldı. İlgili bölümde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Müdürü Sayın Fatih EROL tarafından İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı (İİDEP) çalışmaları ile ilgili sunum gerçekleştirildi.

Öğleden sonra yapılan Akıllı Şehirler Oturumu; Başkan Prof. Dr. Yurdanur Ünal (İTÜ), Prof. Dr. Zerrin Yılmaz (İTÜ), Yük. Müh. Zeliha Gemici (Kuzey İç Anadolu Temiz Hava Merkezi), Mustafa Akyüz (İBB Akıllı Şehir Müdürü) ve Murat Yıldız (Dünya Gazetesi) katılımıyla gerçekleşti.

Program, öğrenciler gözüyle Meteoroloji bölümüyle sona erdi.

Anket Çalışması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir akıllı şehir hedefiyle kentimizi daha düşük karbonlu ve iklim değişikliğine daha dirençli hale getirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedef doğrultusunda İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı (İİDEP) hazırlanmaktadır. Geçtiğimiz dönemde çeşitli toplantı ve çalıştaylar düzenlenerek farklı sektörlerden değerli uzmanların önerileri toplanmış, bu doğrultuda gelecek yıllarda sera gazı emisyonlarını azaltacak ve İstanbul’un değişen iklime uyum kapasitesini güçlendirecek bir takım somut eylemler belirlenmiştir. 

 

İİDEP,  belirlenen eylemlerin azaltım ve uyum etkilerini ve uygulanabilirliklerini gözeten bir öncelik sıralamasıyla planlanacaktır. Bu amaca yönelik olarak bir anket oluşturulmuştur. Bu anketle her bir eylem için uzman   görüşleri  toplanacak ve planlama için  değerlendirilecektir. Yaklaşık 15 dakikanızı alacak olan ankete bu linkten ulaşabilirsiniz:  https://goo.gl/forms/q5nKfpmaxq8es2w02

İİDEP’in şekillendirilmesinde uzman görüşünüzün son derece değerli olduğunun altını çizer, katkılarınız için teşekkür ederiz.

 

Saygılarımızla,

İİDEP Ekibi

 

 

“Ulusal İklim Değişikliği Eylemlerinde Ticari Menfaat Sahiplerinin Kapasitesinin Geliştirilmesiyle Kamu Anlayışı Farkındalığının Arttırılması Projesi” kapsamında bilgilendirme dersleri gerçekleştirildi

İklim değişikliği ile mücadelede uluslararası platformda birçok araştırma yapılmakta ve gerçekleştirilen geleceğe yönelik projeksiyonlar ile iklim değişikliğine adaptasyon ve ekonomik faaliyetler sonucu çevre üzerinde oluşan baskının azaltılmasına yönelik çözümler ileri sürülmektedir. ‘Ayrıklaştırma (decoupling)’ kavramı da yapılan bu araştırma ve projeksiyonlara bağlı olarak son 40 yılda önemi gittikçe artan bir kavram olarak literatürde yerini almaktadır. Ticari faaliyetlerin çevre ile dost bir şekilde yürütülebilmesi için öncelikle ayrıklaştırmanın ne olduğunun anlaşılması ve bunun fiilen nasıl uygulanabileceği yönünde bilgi sahibi olunması gerekmektedir.

Bu kapsamda ‘Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı’ çerçevesinde Kadir Has Üniversitesi yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Ulusal İklim Değişikliği Eylemlerinde Ticari Menfaat Sahiplerinin Kapasitesinin Geliştirilmesiyle Kamu Anlayışı Farkındalığının Arttırılması Projesi” ayrıklaştırma kavramının ticari menfaat sahipleri tarafından uygulayıcı nitelikte anlaşılabilmesine yönelik hazırlanmıştır. Bu amaç kapsamında ticari menfaat sahiplerinin ticari rekabet edebilirlikleri zarar görmeden uygulamada başarı sağlamaları hedeflenmiş ve bu hedefleri gerçekleştirmek için 4 adet bilgilendirme dersi planlanmıştır. Planlanan bu 4 adet bilgilendirme dersinden ikisi 11 Ocak’ta gerçekleştirilen toplantıları ile paydaşlarla paylaşılmıştır. Bu sayede sağlanacak farkındalık ile ticari menfaat sahiplerinin ekonomik aktiviteler sırasında ayrıklaştırma stratejisine göre hareket etmeleri durumunda kar maksimizasyonunun sağlanabilmesi ve bu kar maksimizasyonu sağlanırken en az çevresel baskının nasıl mümkün olabileceğine yönelik uygulamaların yaygınlaşması mümkün olacaktır.

“İstanbul’da İklim Değişikliği Farkındalığının ve Çalışmalarının Geliştirilmesi Projesi” Açılış Toplantısı Gerçekleştirildi

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre Koruma Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamındaki Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programına sunulan “Improving Climate Change Awareness and Engagement in Istanbul” isimli proje başarılı bulunarak kabul edilmişti.

Eylül ayında başlayan olan ve 18 ay sürecek olan projenin amacı; iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konusunda yerel yönetimler arasındaki işbirliğinin arttırılmasını, bilgi ve tecrübelerin paylaşılmasını sağlamak ve kamuoyunda farkındalık oluşturmak.

Bu projenin açılış toplantısı, Conrad Istanbul Bosphorus Otel’de, 20 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirildi. Toplantı Açılış konuşmaları kısmında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Nihat MACİT söz alarak bu çalışma ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Toplantının sonraki aşamasında İklim Değişikliği Kum Sanatı Gösterimi ve İklim Değişikliği Çalışmaları Proje Tanıtımı yapıldı.

Toplantının öğleden sonraki bölümünde, “İklim Değişikliği ve Yerel Yönetimler” adıyla bir panel gerçekleştirildi. Panel Kapsamında söz alan İSTAÇ A.Ş. Teknik Genel Müdür Yardımcısı Sayın Fatih HOŞOĞLU yaptığı konuşmasında şunları söyledi;

“Küresel kent nüfusunun 21. yüzyıl ortasında günümüze nazaran 2,5-3 milyar kadar artış göstermesi beklenmektedir. Günümüzde kentler, dünyada tüketilen enerjinin üçte ikisinden sorumlu olup, aynı zamanda dünyadaki doğal kaynakların dörtte birini tüketmektedir. Küresel olarak üretilen enerjinin %70’ten fazlası kentlerde tüketilmekte, küresel ısınmaya yol açan sera gazı emisyonlarının %80’i yine kentlerde bulunan sanayi tesisleri, ticari işletmeler, konutlar ve ulaşımda kullanılan fosil yakıtlardan kaynaklanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında iklim değişikliğinin başlıca nedeni olan sera gazı emisyonlarının azaltılmasında kentlere önemli görev düşmektedir.
Yerel yönetimler; vatandaşları bilgilendirme, yerel kaynakları harekete geçirme ve yerel ihtiyaçları karşılayacak yatırımların yapılması gibi görevleri eksiksiz yerine getirmenin yanı sıra, aynı zamanda artan nüfus, eskiyen altyapı, kısıtlı finansman imkânları ve iklim değişikliği gibi baskılara maruz kalmaktadır. Dünyanın ve Türkiye’nin birçok bölgesinde artan kuraklık, buna bağlı su kıtlığı ve hava kirliliği iklim değişikliği ile ilişkilendirilmektedir. 2017 yazında İstanbul’da art arda yaşanan aşırı yağış ve dolu gibi olağandışı hava olayları, önemli ölçüde ekonomik kayıplara sebep olmuştur. İklim değişikliğinin etkileri giderek gündelik hayata sirayet etmekte, kent nüfusunun gündelik hayatını ve kentin ekonomik aktivitesini etkiler duruma gelmektedir. Bu gelişmelerin gelecekte halk sağlığı, endüstriyel üretim, tarım ve hayvancılık, biyolojik çeşitlilik ve kentsel altyapı üzerinde farklı tip ve şiddette etkileri olacaktır.
Ekonomik, sosyal ve çevresel dengenin makul ölçüler içerisinde korunabilmesi için küresel ısınmayı 2 °C’nin olabildiğince altında ve mümkünse 1,5 °C ile sınırlı tutmak hedeflenmektedir. BM çatısı altında 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması, ulusal hükümetler kadar, yerel yönetimleri de iklim değişikliğiyle mücadelede lider olmaya çağırmaktadır. Kentler, 1980’lerden itibaren iklim değişikliğiyle küresel mücadelenin bir parçasıdır. Yerel yönetimler ve oluşturdukları birlik ve platformlar, iklim değişikliği ile mücadele bakımından iddialı hedefler koymakta ve stratejiler geliştirmektedir.
Atmosferdeki mevcut sera gazı birikimi göz önüne alındığında yalnızca sera gazı emisyonlarının düşürülmesi yoluyla bu etkilere maruziyetin azalması günümüzde mevcut şartlar altında zor gözükmektedir. Kentlerin, iklim değişikliğinin kaçınılmaz ve yıkıcı etkilerine karşı önlemlerini bugünden alması ve daha dirençli, dayanıklı bir yapı kazanması günümüzde bir zaruret halini almıştır. İklim değişikliğine uyum sağlamak, risk temelli bir yaklaşım gerektirdiği için yerel yönetimler için karmaşık öğeler barındırmaktadır. Bu nedenle iklimsel değişimlerin olasılıklarını, kentteki iklime kırılgan altyapıyı ve bu olasılıkların gerçekleşme durumundaki somut etkileri önceden analiz etmek ve ilgili paydaşlarla iletişim ve iş birliği içinde düşük maliyetli, yerel ve etkin tedbirler geliştirmek şarttır.
İstanbul gibi büyük şehirlerde iklim eylem planlarının ve düşük karbon planlarının uygulanabilirliği, yüksek nüfus yoğunluğu ve ölçek gibi avantajlar nedeniyle daha yüksek olmaktadır. Kentlerin kısa vadede emisyon azaltıcı önlemler alması, orta ve uzun vadede iklim değişikliğine uyum sağlamak için katlanmak durumunda kalacakları maliyetleri azaltmaktadır. Bu tedbirlerin etkinliği, her bir kentin kendi özel yapısına ve şartlarına bağlıdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde kentlerdeki iklim değişikliğine uyum çalışmalarının en az sera gazı azaltım faaliyetleri kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.”

Panelde gerçekleştirilen soru-cevap bölümünden sonra toplu fotoğraf çekimi ile program sona erdi.

 

 

İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı Paydaş Grupları “iklim değişikliği eylem planı uyum önerileri” gündemi ile toplandı

“İSTİDEP” Paydaş Grubu Bilgilendirme Toplantısı 11 Temmuz Salı gün boyu süren masa toplantıları ve sunumlarla gerçekleşti. Oldukça verimli geçen İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı Paydaş çalıştayı Piyalepaşa DoubleTree-Hilton Otelde gerçekleşti. Paydaş toplantısına İBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Nihat Macit, İBB Çevre Koruma Dairesi Başkanı Fuat Alarçin, İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Fahrettin Soran, TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İzzet Öztürk ve bir çok değerli bilim insanı, öğretim görevlisi, akademisyen ve sektör temsilcileri katıldı.

Toplantı süresince Su kaynakları yönetimi, Kamu altyapısı, Binalar, Enerji üretimi ve dağıtımı, Arazi kullanımı, ormancılık, biyo çeşitlilik ve tarım, Sanayi, Ulaştırma ve lojistik, Halk sağlığı, Turizm, ticaret ve sosyo-kültürel yapı konuları etrafında geniş kapsamlı yuvarlak masa toplantıları yapıldı. İlgili sektörlerde konularında uzman kişiler kendi sektörleriyle ilgili emisyon azaltım önerileri ve iklim değişikliğine uyum önerilerini tartıştılar.

Paydaş Grubu Çalıştayı

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızca yürütülmekte olan İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı (İİDEP) hazırlık çalışmaları kapsamında 11 Temmuz 2017 tarihinde “Paydaş Grubu Çalıştayı” düzenlenmesi planlanmıştır.

 

Söz konusu Çalıştay ile İstanbul genelinde sera gazı emisyonlarını azaltım ve iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine daha dirençli bir kent yapısı oluşturmak için gereken uyum çalışmalarının, çözüm önerilerinin ve sorumlulukların konusunda uzman bilim insanları, resmi erk temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Büyükşehir Belediyemiz birim ve iştiraklerinden oluşan geniş bir paydaş katılımıyla belirlenmesi hedeflenmektedir.

 

Çalıştay; “Atık Yönetimi”, “Su Kaynakları Yönetimi”, “Kamu Altyapısı”, “Binalar”, “Enerji Üretimi ve Dağıtımı”, “Arazi Kullanımı, Ormancılık, Biyoçeşitlilik ve Tarım”, “Sanayi”, “Ulaştırma ve Lojistik”, “Halk Sağlığı”, “Turizm, Ticaret ve Sosyo-Kültürel Yapı” başlıklarında on temel sektör için oluşturulacak çalışma gruplarıyla yürütülecektir.