Anasayfa 2017-05-11T18:26:58+00:00

İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı Hazırlanması Projesi

İstanbul; güçlü ekonomisi, kültürel yapısı, yoğun işgücü, sanayi ve ticari faaliyetleriyle kentin tarihsel dokusunu ve karakterini devam ettiren, sürekli gelişen, yenilenen ve değişen şartlara uyum sağlayabilen sayılı küresel metropollerden biridir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) uzun vadeli hedeflerinden biri de sürdürülebilir prensipler doğrultusunda her açıdan ulaşılabilir ve erişilebilir bir kent olmaktır. Bu doğrultuda kenti değişen iklim şartlarına dirençli, şok ve stresleri yeterli ölçüde absorbe edebilen bir yapıda kurgulamak için İklim Değişikliği Eylem Planı hazırlanmaktadır.

Kentler, artan nüfusları ve ekonomik ağırlıkları sonucunda iklimsel risk ve fırsatlar anlamında giderek daha önemli roller üstlenmektedir. Buradan hareketle, iklim değişikliğine yönelik gerekli çözümlerin önemli kısmını yerel yönetimler yerine getirecektir. Türkiye ve Avrupa’nın en kalabalık şehri sıfatına sahip olan İstanbul, özellikle sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda büyük fırsatlar sunmaktadır. İklim değişikliği bilinci ve bu çerçevede geliştirilen stratejilerin İstanbul ölçeğinde başarılı olabilmesi için geniş katılımlı bir süreç, aktörlerin yakın koordinasyonu, uzun vadeli irade ve projeye en üst düzeyde ilgi gösterilmesi ve destek olunması son derece önemlidir. Bu hedefler doğrultusunda İBB ve İSTAÇ ortaklığıyla, iklimle ilgili risk ve fırsatları değerlendirebilecek, iklim değişikliği uyum (“adaptasyon”) ve azaltım (“mitigasyon”) opsiyonlarını göz önünde bulunduracak, paydaşların katılımını destekleyecek, kapasite artırıcı faaliyetlere destek olacak bir İklim Değişikliği Eylem Planı hazırlanmaktadır.

İklim eylem planları, iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarının azaltılması, bu çalışmalar için gereken finansal gereçlerin ve teknolojilerin geliştirilmesi ve iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine uyum sağlamak için alınması gereken önlemleri kapsar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de, “İstanbul’un yaşam kalitesi yüksek ve saygın bir dünya kenti olmasını sağlamak” vizyonuyla iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum sağlanması konularında çalışmalar yürütmekte ve “İklim Dostu Bir Kent” oluşturmak adına çeşitli adımlar atmaktadır. Bu adımlardan biri olan “İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı” 7 iş paketinden oluşan, konusunda uzman akademisyenlerin destekleriyle hazırlanan detaylı bir çalışmadır.

Proje boyunca yapılacak tüm aktivite ve sorumluluklar kapsamlı olarak tanımlanacaktır.

Sera gazı envanteri, İBB’nin raporlama yapacağı uluslararası programlar ve organizasyonlar sebebiyle öncelikli olarak ele alınacaktır. Envanterin belirli bir yıl için oluşturulacaktır. Planlanacak azaltım çalışmaları, bu envanter temelinde oluşturulabilecektir.

Planlanacak uyum çalışmaları için bölgedeki iklim değişikliği risklerinin öngörülmesi gerekmektedir. Bu açıdan temelde bilimsel temelli bir iklim senaryo çalışması yürütülecektir. İstanbul ve çevresindeki iklim değişikliği risklerinin değerlendirilmesi için gerekli olan temel bilgiler toplanacaktır. Güvenilir ve güncel bilgilere göre oluşturulmuş mevcut iklim değişikliği senaryoları, uluslararası ve ulusal iklim politikaları ve projenin hedefleri çerçevesinde tartışılacak ve  önceliklendirme yapılacaktır.

Önceki iş paketinde oluşturulan veriler kullanılarak iklim değişikliğinin İstanbul’da hangi temel sektörler için ne gibi riskler oluşturacağı ve alınabilecek önlemlerin niteliği tartışılacaktır. Ayrıca değişen iklimsel parametreler sonucunda ortaya çıkabilecek fırsatlar belirlenecek ve kırılganlık analizi yürütülecektir. Belirsizlikler ve yerel yönetim uygulamaları çerçevesinde temel bir uyum stratejisi oluşturulacaktır.

Belirlenecek eylemler ve sorumluluklar, İstanbul’un bütününe yönelik olacağı için söz konusu azaltım ve uyum eylemlerinin hayata geçirilmesi, İBB’nin yanı sıra diğer kilit aktörlerin de aktif katılımına bağlıdır. Bu nedenle emisyon azaltımı ve uyum önlemleri alınması konusunda paydaş katılımı sağlanması şarttır. Bu katılımın nasıl olacağı ve işler bir yapının sağlanması için nelere ihtiyaç duyulduğu belirlenerek uygun bir komite kurulması için çalışmalar yapılacaktır.

Sektör bazında yapılabilecek tüm azaltım ve uyum eylemlerinin ayrıntılı bir listesi oluşturularak aralarından uygun olanları seçilecek ve eylem fişleri hazırlanacaktır. Seçilecek sektörler derinlemesine analiz edilecek ve en uygun eylemler için somut, İBB ve iştiraklerinin yatırım planlarına dahil edebilecekleri bir eylem planı oluşturulacaktır.

Proje süresince elde edilen bulgular incelenecek, süreci iyileştirmeye yönelik önlemler oluşturulacaktır. İBB’nin iklim stratejisinin ve oluşturulan eylem planının paydaşlara etkin tanıtımı için gerekli organizasyonlar düzenlenecektir.

Proje’nin kavramsal dayanakları;

 

  • İstanbul’un önemli miktarda sera gazı emisyonuna sahip bir kent olması.

  • İstanbul’un emisyonlarının çoğunluğunun enerji hizmetlerinden kaynaklanması ve emisyonları İİDEP kapsamında etkili bir şekilde düşürülebilmesinin mümkün olması.

  • Proje’nin yeterli destek ile pratikte öngörülen hedefler doğrultusunda uygulanabilir olması.

  • Bir turizm, sanayi ve ticaret kenti olarak, yoğun nüfusu ve kıyı kenti olması göz önüne alındığında, özellikle hızlı kentleşme sonucunda oluşan altyapısal riskler açısından İstanbul’un iklim değişikliğinin muhtemel etkilerine karşı açık ve kırılgan olması.

  • Avantajlı coğrafi konumu (örn. muson, tayfun gibi risklerin olmaması) nedeniyle olası iklimsel değişimlerin doğru uygulamalarla makul şekilde yönetilebilir olması.

  • Altyapı yatırımlarının devam ediyor olması, yerel yönetim ve diğer aktörlerin planlama, insan kaynağı ve finansal açıdan güçlü olması.

  • Ekosistemin kırılgan ve baskı altındaki yapısı.

  • Yerel yönetimler, belediye iştirakleri ve özel sektör yatırımları için sunulan mevcut finansman araçlarının giderek çevresel konulara daha fazla öncelik vermesi.

  • Yüksek nüfus ve yüksek enerji maliyetleri sebebiyle paydaşların toplu taşıma, temiz enerji ve enerji verimliliği konusundaki yüksek motivasyonu.

  • İstanbul’un ekonomik ve endüstriyel merkez konumu sebebiyle söz konusu risklerin olası etkilerinin toplam büyüklüğü.

  • İstanbul’un küresel bir çekim merkezi olma iddiası ve sürdürülebilir, düşük karbonlu kalkınma yoluyla önde gelen metropol konumunu güçlendirme vizyonu.

  • Kentte yeşil iş imkanlarının artması ile yenilikçi, katma değeri yüksek ekonomik değer yaratılabilme potansiyeli.

  • Sürdürülebilir bir yerel yönetime yönelik uluslararası programlara üyelikler ve raporlama gereksinimleri sebebiyle artan bilgi ve kapasite ihtiyacı ve halihazırda verilmiş olan taahhütler (UCLG- MEWA, Malatya Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2016).